|
Ana Sayfa
|
|
Yazar Ahnet Öztürk
|
|
Pazartesi, 05 Ocak 2009 |
|
Kanını donduran bu gelişmeler karşısında, sözün bittiği yere geldiğine inanıyor insan. İnsan yanının kanayıp, onurunun ayaklar altına alındığını düşünüyor. Kapıyı açan çilingirle polisin yalanladığı için istifa etmek zorunda kalan gaz müdürünün, basın toplantısını keserek gittiği cuma namazında, nasıl bir huzur-u kalple kıbleye yöneldiğini merak etmeye başlıyor daha sonra. Bay müdür, namazın sonrasında hangi duaları etti acaba? Tanrı’dan neler diledi sahiden? Bir de 7 çocuğun ölüm haberini, yılbaşı kutladıkları için cezalandırıldıkları imasıyla veren molla gazetecilerin, şeytan taşlarken birbirini öldüren hacı adayları için yazdıkları aklına gelince “pes” diyor artık. Kestirmeden halletmek için “ervahına yuh olsun” deyip çıkıyor işin içinden. Fazlasını konuşmayı, artık içi kaldırmıyor çünkü… |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Fahri Bozbaş
|
|
Cumartesi, 03 Ocak 2009 |
|
İsrail'in, Gazze'de Filistinlileri bombaladığı 27 Aralık 2008 günü akşamı, Şolem Aleyhem'un yazdığı "Damdaki Kemancı" adlı oyunu seyretmek için tiyatro salonundaydım. Bir gün önce öğrenciler için sahneye çıkan "Promete" tiyatro grubu, ikinci gün öğrenci velileri için sahnedeydi. Filistinlilerin yaralılar için çabaladığı, ölenler için ağıtlar yakıp İsrail'e lanet sözcüklerle haykırdığı akşam, sevgi ve paylaşımın güzelliğini sahneledi genç oyuncular. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet Öztürk
|
|
Cuma, 02 Ocak 2009 |
|
Her yılın başında bir telaştır alır beni. Gelen yılı umutlu, sevgi dolu düşlerle karşılamak isterim. Bu düş tanımsız coşkular havalandırır yüreğimde. Dostlarımla da paylaşmak isterim içimde birikenleri. Cep telefonuyla internet çıkmazdan önce yüzlerce yılbaşı kartı alır, aklıma gelebilen en iyi dilekleri özene bezene yazıp gönderirdim dostlarıma. Elektronik icat oldu, mertlik bozuldu. Şimdi ya bir telefon mesajı, ya da elektronik posta ile yapıyorum bu işi. Yıllarca saklanıp, sıcaklığını her dem duyumsatabilecek bir objeden dostlarımı mahrum bırakmakla iyi mi yaptım, bilmiyorum. Ama bildiğim şu ki, hem çok hızlı, hem de son derece ucuz biçimde çözüyorum sorunumu. Hız ve ekonomi: Çağımızın karakterini belirleyen temel olgulardan ikisi değil mi zaten? |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Hüsamettin Ayvacı
|
|
Perşembe, 01 Ocak 2009 |
|
Son günlerde, ülkemizde Ermenilerden özür konusu tatışılır duruma geldi. Tartışılması çok doğal; ama kötü niyetli saldırılar, anlamaya çalışmamalar veya saptırmalar ne kadar olgun bir toplum olduğumuzu gösteriyor. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Zonguldakbilgi
|
|
Çarşamba, 31 Aralık 2008 |
Savaşların olmadığı bir dünya özlemiyle, yeni yılınızı kutluyoruz...
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
Çarşamba, 31 Aralık 2008 |
|
Metin Kaya’nın yönetmenliğini yaptığı ve 1990-91 Grevi ile Ankara yürüyüşünü konu alan “100 bin kişiydiler” belgeseli gösterimi giriyor. Belgeselin ilk gösterimi Ankara yürüyüşünün 18. yıldönümü olan 4 Ocak 2009 Pazar günü, saat 14.00’de, TTK Kozlu Müessesesi Konferans Salonu’nda yapılacak. Belgesel için aralarında eski Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, dönemin Başbakanı Yıldırım Akbulut, Çalışma Bakanı İmren Aykut da olmak üzere 150’yi aşkın kişiyle, 60 saati aşan bir süre ile çekim yapıldı. Filmin müziğini Ahmet Özer, danışmanlığını Enis Rıza yaparken, montajı VTR Araştırma, Yapım, Yönetim stüdyosunda gerçekleştirildi.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet Öztürk
|
|
Salı, 30 Aralık 2008 |
|
Yazılarıma başladığımdan beri, yerele ilişkin sorunlar dışında, kalem oynatmamaya özen gösteriyorum. Ne yalan söyleyeyim, şu “özür” konusunda içimdeki yazma dürtüsünü gemleyemedim bir türlü. Osman Günay da, “Özür dilemek büyüklüktür” başlıklı bir yazı yayınladı, geçtiğimiz günlerde. Aynı konuda ikinci bir yazı yazmak, okunurluk açısından epey de sorunludur hani. Uluslararası ilişkilerden, savaş bilimine; tarihten, devletler hukukuna kadar geniş bir yelpazede tartışılması gereken bir konuda, kalem oynatmak bencileyin bir garip için pek akıl kârı da değil üstelik. Dedim ya, beni sadık bir köle gibi her dem peşinden sürükleyen iç sesime, laf anlatamadım bir türlü… |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Göçük Mehmet
|
|
Salı, 30 Aralık 2008 |
|
Mevzubahis konusu "ayakgabu" olunca, "bunuy yazulup çizülmesü bi gaç mevsüm ta geçitdürü her hal" diyesü geliya insanuy. Ayaklaru cıplak galsa da, ayakgabularunu Buş'a furlatan gasdecünüy esas emelünüy ne olduvunu, ta ki dünya alem idrak edünceye gadar aynı mevzu yazulu da yazulu belküm de! |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Hüsamettin Ayvacı
|
|
Pazartesi, 29 Aralık 2008 |
|
1980 yılı 12 Eylül sonrası, Tekstil İşverenleri Sendikası Başkanı şöyle demişti: Şimdiye kadar işçiler güldü, şimdi sıra bize geldi! Sayın Narin böyle demişti ve yapılan kanunlar ile güdülen politikalarla 28 yıldır işverenler gülüyor, emekçiler ağlıyor. Ücretler ve çalışma koşullarında teknolojinin yarattığı artı değerden başka bir gelişme yok; çalışma saatleri artırıldı, ücretler düşürüldü, yoksulluk tabanı genişletildi. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar İsmet Akyol
|
|
Pazar, 28 Aralık 2008 |
|
Mizahımızın sivri dilli ustası, günümüzün Çağdaş Nasrettin Hoca’sı Muzaffer İzgü, Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği’nin organizasyonu ve Ekin Yayıncılığın katkılarıyla 30 Aralık Salı günü akşamı Çaycuma’da “Günümüzde Mizah” üzerine söyleşi yapıp, kitaplarını imzalayacak. Edebiyatımızın gülmece dalındaki önde gelen adlarından olan Muzaffer İzgü, öykü, roman, oyun, çocuklar için öykülerle romanlardan oluşan birçok kitap yazdı. Öykü ve romanlarında genellikle yaşadıklarımızdan kaynaklanan ekonomik, siyasal, toplumsal, insansal sorunlarla çelişkileri yansıtmıştır. Muzaffer İzgü, toplumcu gerçekçi bakış açısıyla olaylara eleştirel yaklaşımından dolayı, düşündürerek güldüren -üstelik acı acı güldüren- güldürürken de düşündüren bir yazar. |
|
Devamını oku...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1 - 15 of 722 | |
|
Kimler Online
..11 ziyaretçi ..
|