FLASH HABER

 
Ana Sayfa arrow Güncel arrow Makaleler
Makaleler
Eşekten uçağa, tarladan makama... Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Öztürk   
Pazar, 05 Eylül 2010
ImageŞerafettn Bey’in son derece içten bir dille yazdığı kitap bir ibret vesikası aynı zamanda. TTK’den yola çıkarak tüm kamu kurumlarının siyasetin nasıl bir oyuncağı haline dönüştüğünü görüyor da, öfkeleniyorsunuz bir anda. Siyasetin gözü kara esnaflarıyla hacıyatmazlarının salt kendi ikballeri için kamu kaynaklarını nasıl çarçur ettiğini izliyorsunuz hayretle... Sıradan bir işçinin elde ettiği mevkii, kocaman kurumların kaderini belirleyen bir güce dönüştürmesindeki “yüzsüzlüğü”, benim gibi satiriklerdenseniz şaşarak okuyorsunuz yalnızca... Güzel bir şey yapmış, kimi meseleleri açık bir dille yazmış Şerafettin Bey. TTK Yönetim Kurulu’nda ya da evlerdeki toplantılarda atama listelerini belirleyen hırslı politikacılardan, makam sahibi olmak için bin takla atan bürokratlara kadar pek çok insanın bitmeyen ihtirasını okuyor da, içinizde çoğalan duyguları başkalarına söylemekten utandığınız için kendinize saklıyorsanız yalnızca...
Devamını oku...
 
Hem sordum hem yanıtladım / ya da havet... Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Kademoğlu   
Pazar, 05 Eylül 2010
Evetin hayır getirmeyeceği ayan beyan ortadadır. AKP iktidarının bunu sağlamak için genel seçimlerdeki promosyonlara, vaatlere hız verdiğini görüyorsunuz. Bunun anlamı şu: Hayır, ensemizde Demokles’in kılıcı gibi sallanıyor. Kılıçdaroğlu, ancak böyle altedilir. Mü-hür bizde, Süleymen biziz. Bakmayın esip gür-lediğine, onu takatı yetmez.” demeye getiri-yorlar. Şer de hayır var mı? Yok…
Devamını oku...
 
12 Eylül'ü yalnızca acı üstünden dillendirmek Yazdır E-posta
Yazar İbrahim Akyürek   
Cumartesi, 04 Eylül 2010

ImageAKP’nin gazetelerdeki tam sayfalık “evet” reklamlarına bakıyorum. Cümlelerin çoğu mağduriyet ve hesap sorma üzerine. Sol’un, sosyalistlerin, insan hakları söyleminde bulunanların sözcükleri bu reklamları dolduruyor neredeyse. Bedavasından bizim çaycıya gelen Zaman, Türkiye, Bugün gazetelerinin orasında burasında Diyarbakır Cezaevi, işkence görüp "evet" demeye hazırlananların öyküleri pek moda. Aynı reklamlarda, haberlerde, öykülerde; zorsuz, şiddetsiz gerçekleşmeyecek yeni dünya düzeninin serbest piyasa programıyla , yani 24 Ocak kararlarıyla ilgili sızlanma, öfke yok.

Devamını oku...
 
Kafam karıştı Yazdır E-posta
Yazar Hüğsamettin Ayvacı   
Cumartesi, 04 Eylül 2010
Eren Holding Koordinatörü Sayın Erol Orhan’ın açıklamaları: “ Eren Holding’in Zonguldak’ın Çatalağzı beldesinde yapımını üstlendiği 2x600 megavat gücündeki santrallerin tam kapasiteyle çalışmasıyla ve çalışan 160 megavat santral yılda toplam 9-10 milyar kilovat saat elektrik üretecek. 600’lük ünitelerden biri bu yılsonuna kadar, diğeri önümüzdeki yılın mayıs veya haziran ayında işletmeye alınacaklar. Toplam 1.360 megavat kapasiteli santral kompleksi Türkiye’nin toplam üretiminin yüzde 5’i kadar üretecek ve bu Keban’nın iki katı, Atatürk Barajı’nın yüzde 30 fazlası demektir. Tesislerde 3-3,5 milyon ton ithal veya yerli kömür kullanılacak. Hâlen taşeron firmada 1.852, kendi bünyemizde 490 işçi çalışmaktadır. Santral için Muslu’ya 7,5 milyon/yıl kapasiteli liman yapıldı, bacalardan biri 150, diğeri 180 metreye yükseltildi”.
Devamını oku...
 
Teşekkürler Ahmet Öztürk Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Eyriboyun   
Cuma, 03 Eylül 2010

Birkaç ay önce burada yazdığım “zonguldakbilgi.com kimin?” başlıklı bir yazı ile bu siteye veda etmiştim (yazının tarihi Şubat 2010'muş). Biraz kırgın, biraz kızgındım.

Bugün o yazımı siteden silip attım.

O yazımda adını belirtmemiştim ama kuruluşundan itibaren zonguldakbilgi.com’u yakından takip eden arkadaşlar kimi kastettiğimi biliyorlardı. Çünkü siteye yüklenen yazı ve fotoğraflara müdahale etme yetkisi, yükleyen kişi dışında sınırlı sayıda kullanıcıda vardı.

Nitekim o yazımdan sonra benim de çağrıldığım ancak katılmadığım bir toplantıda bu konunun gündeme geldiğini öğrendim (ancak neler konuşulduğunu bilmiyorum).

Bugün o yazımı siteden silip atmamın nedenine gelince: Birincisi ta başından beri zaten beni de rahatsız eden bir yazı idi. Ancak yazmazsam daha çok rahatsız olacaktım. İkincisi; eğer kişiliğime hakaret nedeniyle değilse hiçbir küskünlüğüm bir günden uzun sürmemiştir. Nitekim Ahmet Öztürk dostumla da o yazıdan sonraki ilk karşılaşmamızda küskünlük göstermedim.

Peki niye bugün?

Uzun zamandır girmediğim zonguldakbilgi.com’da az önce Ahmet’in, Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş’ın AKP’ye geçmesi üzerine yazdığı yazısı ile o yazıya gelen tepkiler üzerine yazdığı ikinci yazısını okudum. O malum şahsa oy vermemiştim ama onun için içimden geçenleri çok güzel yazdığı için ben de Ahmet’e teşekkür etmek ve bunu da zonguldakbilgi.com üzerinden kamuoyu önünde yapmak istedim.

Onurlu bir insan asla başkalarının onurunu incitmez. O malum zatın, onurlu insanlar üzerinde yaptığı tahribatı en güzel şekilde anlattığın için teşekkürler Ahmet Öztürk. AKP gitsin diyenlerin oyunu alan eski CHP’li, o zaman için DSP’li şimdi AKP’li bir zattan yanar döner diye bahsetmek az bile… Onlar için vakit; Kozlu’nun güzel sahillerden oluşan pastayı paylaşmak için yanıp tutuşma vaktidir. Zonguldak bitirildi, sıra Kozlu’da… Parti değişikliğinin arkasında ben bunu görüyorum. 

 
Ötekileştirmenin dayanılmaz hafifliği Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Öztürk   
Perşembe, 02 Eylül 2010
ImageSürekli değişen gündem izin vermedi bir türlü, epey bir zaman önce yazmam gereken bir yazıyı ancak kaleme alabildim. Kim bilir böylesi daha iyi olmuştur belki de… Hem anlatmaya çalışacağım olayın unutulmamasını, bir parça da olsa gündemde kalmasını sağlar, hem de olayın sıcaklığı geçtiği için daha sağduyulu tartışma olanağı bulabilirim. Cezaevinde bir basket potasına asılı olarak bulunan Kudret Koçaklı olayına başka açılardan bakacağım biraz. Ötekileştirdiğimiz, asosyal ilan edip kendimizden uzaklaştırarak bir korku topluma haline dönüştürdüğümüz Çingenelerin yaşadığı büyük travmayı anlatmaya çalışacağım becerebildiğim kadar. Başta bizzat kendileri olmak üzere kimilerine aykırı gelecek belki, onları “Roman vatandaş” uydurmacası ile değil de gerçek isimleriyle niteleyeceğim. Binlerce yıllık kadim kültürü, hayatımıza bambaşka pencereler açan bir rengi dilaltı faşizmine, sözcüklerin arasına sızmış ırkçılığa teslim etmek istemiyorum çünkü…
Devamını oku...
 
1 Eylül Dünya Barış Günü Yazdır E-posta
Yazar Erdoğan Kaymakçı   
Çarşamba, 01 Eylül 2010
ImageTMMOB Maden Mühendisler Odası Zonguldak Şubesi Başkanı Erdoğan Kaymakçı yazılı bir açıklama yaparakk 1 Eylün Dünya Barış Günü'nü kutladı.  "Savaşsız, İşgalsiz, Sömürüsüz Başka Bir Dünyayı Mümkün Kılmak Ellerimizdedir!" başlığıyla yaptığı açıklmada "Bizler, şiddet ve baskı politikalarında ısrar edenlerin, barışın kalıcı hale getirilmesinden kaçınanların, iç ve dış politikada gerilim yaratmaktan medet umanların, yasal düzenlemelerdeki gelişmeleri bile hayata geçirmeyenlerin barışın önünde en büyük engel olduğunu biliyoruz.."  dedi. Tam metin şöyle:
Devamını oku...
 
Şundan, bundan, mesela... Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Kademoğlu   
Pazartesi, 30 Ağustos 2010
Rahmetli Öztürk Serengil’in “Abidik gubidik” diye twist yaptığı görüntüler geldi gözümün önüne. Niye? Miting meydanlarında yapılanları ve görülenleri anımsadım da ondan. Meselâ “Türbanı çözmeye senin takatın yetmez.” diye Başbakan haykırdığında… Sekiz on yıldır senin, daha önceki ağa babalarının da gücü yetti mi? Ama bunu sömürmeye gelince, harikalar yarattınız…
Devamını oku...
 
Yine Kozlu üzerine... Yazdır E-posta
Yazar Ahmet Öztürk   
Pazar, 29 Ağustos 2010

ImageBay Ali Bektaş, “Kozlu’ya hizmet” için AKP’ye geçtiğini anlatıyor herkese... Sorulan sorulara, “Bir yıl bekleyin, ondan sonra konuşacağım” diye yanıtlıyor. Hani, “Kelin tırnağı olsa, kendi kafasını kaşır” diye bir söz var ya, buraya “cuk” diye oturuyor galiba. Bu öngörüsünün yanlış olduğunu görmesi için çok uzaklara gitmesine gerek yok, Bay Ali Bektaş’ın. Gelik beldesine bakması yeter yalnızca. Zonguldak’ın yol kalitesi tümden bozuk ya, Kilimli ile Gelik arasındaki yol daha da kötü, bir orman yolu gibi sanki. Gelik’in AKP’li belediye başkanı Hasan Fahri Yıldırım kendi partisine 7 kilometrelik yolu asfaltlattıramadığı için çok değil altı - yedi ay önce istifa etti partisinden. Halka yolu yaptırma sözü vererek belediye seçimini kazanan iktidar partisi, bizzat kendi üyesi başkanca, “sözünü tutmamakla” suçlanırken, Kozlu’yu abat edecek öyle mi? Sevsinler aklınızı...

Devamını oku...
 
Temiz su tüketmek hakkımız Yazdır E-posta
Yazar Hüsamettin Ayvacı   
Cumartesi, 28 Ağustos 2010

ImageSon yıllarda su dağıtım kanalı şekil değiştirdi. On yıllar önce belediyenin sularıyla yemek pişirilir, içilir ve temizlik yapılırdı. Artık ne içiliyor, ne de yemek pişiriliyor; sadece temizlik yapılıyor. 1980 yılında nüfus 44 milyon 737 bindi ve yüzde 57,3’ü şehirlerde yaşardı, 2010 yılında nüfus 72 milyon 561 bin ve yüzde 75,5’i şehirlerde yaşıyor. Bu oran 1930’larda yüzde 15’e yüzde 85’miş. Peki, belediyeler 1980 yılına nazaran su şebekesi ve kaynaklarını çok ve kaliteli olarak artırabildiler mi? Hayır. Belki miktar olarak şebeke donanımı tamamlanmış olsa da, sisteme eklenen su kalitesi kötü olduğundan, genel su kalitesini aşağıya çekti. Ve kullanım açısından bildiğimiz olumsuz durum ortaya çıktı. 

Devamını oku...
 
Referandumu yazmak Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Kademoğlu   
Cuma, 27 Ağustos 2010
Bu bir referandum değil aslında. Nedenlerini bizzat Başbakan açıklıyor: “Evet çıkarsa, 2011’de iktidar olursak Anayasayı yeniden yapacağız.” Madem öyle, niye milyonlarca lirayı, milyonlarca insanı böyle bir referandum için sokağa döküyorsunuz? Bu sorunun yanıtı şu olabilir bana göre : “Acele giden, ecele gider. Ama korkunun ecele faydası olmadığı binlerce kez kanıtlanmıştır…
Devamını oku...
 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 21 of 931
© 2005-2009 ZonguldakBilgi[Kent ve Kültür Rehberi]
Joomla!