FLASH HABER

 
Ana Sayfa arrow Güncel arrow Makaleler arrow Rüştü Onur üzerine
Rüştü Onur üzerine Yazdır E-posta
Yazar Mustafa Kademoğlu   
Çarşamba, 03 Şubat 2010

Devrek’in Onur’u Rüştü Onur’un ölümünün 67. Yılındayız. Devrek’te etkinliklerle anıldı. Adına çıkarılan Şehir Dergisi’nde çokça yazı yazıldı. Bunlar beni çok mutlu etti. Ancak bir tedirginlik de yarattı: 67 yıl içinde yazılanlardan farklı bir analiz, çözümleme ve başka yönlerini öne çıkarmada kısır kalınmasıdır bunun nedeni. Ama adına kurulan dernekten umutluyum. Bu konuda yoğunlaşılacağına da inanıyorum.

Bu kutlamalar içinde, bugün hayatta olan bir Oktay Akbal niye yoktu? Yaşlıdır. İlla gelmesi gerekir miydi? Hayır! Bir faks mesajı istenebilir, bir tele-röportaj yapılabilirdi örneğin! Hatta özel araçla getirilebilirdi de. Onun da Rüştü Onur’un memleketini merak ettiğine, onu memleketinde anlatmaya gönüllü olarak koşardı diye düşünüyorum. Ayrıca bu konuda Safder Kartoğlu ve onun aracılığıyla baldızı Sabahat Sessiz de çağrılabilmeliydi.

Rüştü Onur’u yazan Zonguldaklı yazar dostlar niye yoktu diye düşünüyorum: Devrek Meslek Yüksek Okulu’ndaki toplantıyı anımsıyorum. Yazan M.Arif Tokmak, böyle bir bilgiye yer vermemiş.

Onun adını taşıyan yeğeni Prof. Dr. Rüştü Onur, kendisiyle görüşme talebimi kabul etmiş ancak, gittiğim halde beni beklememişti. Onun ve ailenin duyarsızlığı beni çok üzmüştü. Bu konuda belki söyleyebilecekleri bir şey yoktur, deyip koy verdim peşini. Safder Ağabey, Rüştü ile eşi Mediha’nın gömüdünü buldu, fotoğrafladı. Dönemin Başkanı Saraç’tan gömüdünün yapılmasını da istemiştim. Ama kimse üstünde durmadı. Başkan Ulupınar’la bunun kotarılmasını bekliyorum, anımsatıyorum bu kez de.

67. yıl anısına kitabının yeniden (yeni eklerle )basılmasını da öneriyorum. Ekinde de bir albüm konulursa anlamlı olur.

Bu değini yazımı onun dizeleriyle sonlandırmak istiyorum:

“Ondan zarar gelmedi/Yuvasındaki Kuşa/ Kovanındaki Arı’ya/Kendi halinde yaşadı/Şapkasının altın-da/……/ Ahmet Hamdi akşamlarını sevdi/Orhan Veli’ye şairim dedi/ İkinci Makas Çingenelerine bayı-lırdı/ Muzaffer Tayyip’le aynı kıza ^şık oldu/ Yirmi ikicik yaşında/ Çileli yaşamına doydu/Şair Leyla So-kağı’nda noktayı koydu”

Dal gibi Karısı Mediha ile İki gömütte yan yana yatıyorlar; Boğaz’ın mavi sularına karşın… Gömütleri ışıklarla dolsun. Bari o dünyada memnun olsun… 

 
< Önceki   Sonraki >
© 2005-2009 ZonguldakBilgi[Kent ve Kültür Rehberi]
Joomla!