|
Filyos’a gözünü diken sermaye doğayı katlediyor. Yaklaşık 2.5 kilometrelik Filyos sahiline iki ayrı liman planlanırken, kumun üzerine istinat duvarları çekiliyor. İsmini yitik krallardan alan, güneşin nazlanarak battığı ve rakının balıkla en iyi arkadaş olduğu yer... Balık kokusu, yosun kokusu, poyrazı, lodosu ve yakamozuyla, Karadeniz’in en büyük tarihi kenti, Karadeniz’in Efes’i Tios antik kentinin üzerine kurulmuş küçük bir sahil kasabası Filyos. Dokunulmamışlığı, kirlenmemişliği bir yana, yalnızca güneşin batışını izlemek bile, Filyos’u unutamamanıza sebep olabilir. Aslında olabilirdi, ta ki sermaye Filyos’u hedef seçene kadar. Gözlerden uzak kaldığı için yakın zamana kadar rantın ulaşamadığı Filyos, artık ulaşılamaz değil. Kasaba halkı bugüne kadar, 1949 yılında açılan Filyos Ateş Tuğlası Fabrikası’nın istihdamı ile geçimini sağlıyordu. Bir zamanlar, bine yakın işçiye ekmek veren fabrikada, yapılan özelleştirmenin ardından işbaşına gelen kötü yönetimler önce üretimi sonra istihdamı azalttı. Uzun zaman maaşlarını dahi alamayan işçilerin çoğu, tazminatsız bir şekilde işten atıldı. Bugün, 100 kadar kişinin çalıştığı, kapanma ile yüz yüze kalan fabrikadan umutlar kesilirken sermaye de yoluna devam etti. Denize 100 metre uzaklığındaki, tek katlı evlerin ve geniş bahçelerin bulunduğu fabrika lojmanları, sermayenin en çok göz diktiği alan oldu. Lojmanların bulunduğu arsanın bir bölümü Devrek menşeli Bükrü İnşaat’a satıldı. Bükrü İnşaat lojmanların büyük bir bölümünü yıktı ancak fabrikanın aynı zamanda Tios antik kenti üzerine kurulmuş olması nedeniyle, çetin mücadeleyle karşı karşıya kaldı ve yerine bir şey yapamadı. Bükrü İnşaat bununla da yetinmedi, belediye başkanlığı ile işbirliği yaparak lojmanların önünde kalan sahil bölümüne istinat duvarı çekti. Kumun üzerine beton dökerek yapay çimlendirme, üzerine kafe, çay bahçesi ve spor alanları yapımını içeren sözde proje, gazetemizde yer alan haberin ardından durduruldu ancak Bükrü İnşaat çalışmalara gece devam ederek, sahilin büyük bir bölümünü istinat duvarı ile kapladı. Trakya Üniversitesi Arkeoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Sümer Atasoy başkanlığında Tios antik kenti kazı çalışmaları sürerken antik kentin henüz kazılmamış bölümü üzerindeki yolu genişletmeye çalışan Belediye Başkanı Ömer Ünal, isteği doğrultusunda “yol geçebilir” şeklinde rapor vermeyen Atasoy’u hedefine aldı ve çalışmalar sürdürülemez hale geldi. Denizi içinde batık antik bir liman da barındıran Filyos’a gözler bir kez dikilmişti ve buradaki rant paylaşılmalıydı. GAP’tan sonra Türkiye’nin gerçekleştireceği en büyük kalkınma projeleri arasında gösterilen Filyos Vadisi Projesi, bir türlü uygulamaya konulamazken kasaba halkının “fırsatçı” olarak nitelendirdiği, doğanın katledilmesi umurunda olmayan bazı kuruluşlar, kanunlara aykırı uygulamalarına hızla başladı. Vadi projesi kapsamında, yerleşim alanı dışına 25 milyon tonluk Filyos limanı için etüt çalışmaları devam ederken Karabük Demir Çelik Sanayii AŞ’nin (Kardemir), bu limanın 1.5 kilometre uzağına, yerleşim alanının ortasına bir liman daha yapması için belediye meclisinden uzun tartışmalar sonucu karar çıktı. Kararla Kardemir, henüz Çevre Etki Değerlendirme Raporu çıkmadan Filyos’un göbeğine 5 milyon ton kapasiteli “Kardemir Limanı, Taş Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi” bir liman yapma iznini aldı.
|