FLASH HABER

 
Ana Sayfa arrow Dağarcık arrow 1990-1991 Büyük Madenci Grevi arrow GREV BİLDİRİSİ - 30 Kasım 1990
GREV BİLDİRİSİ - 30 Kasım 1990 Yazdır E-posta
Yazar Administrator   
Cuma, 08 Aralık 2006
Image30 Kasım 1990 sabahı, Genel Maden İşçileri Sendikası Genel Başkanı Şemsi Denizer, Karadon Müessesesi’ne bağlı Gelik İşletmesi’nde yaptığı konuşma ile GREV’in başladığını duyurdu. Yanında diğer sendikalardan 36 yönetici daha vardı. Havzadaki diğer ocaklarda ve işyerlerinde de GREV BİLDİRİSİ okunarak Grev gömlekleri giyildi.

GREV BİLDİRİSİ


KÖLE DEĞİL, İŞÇİYİZ!
HAKKIMIZI ALMAK İÇİN GREV YAPIYORUZ!

Arkadaşlar,
Bugün TTK ve MTA’da çalışan 48 bin işçi “TEK SES – TEK YUMRUK” olarak GREV’e çıkıyoruz.

Biz, insanca çalışmak, insanca yaşamak istiyoruz.

Onlar, “hayır, size ölmeyecek kadar ücret yeter” diyor. 12 Eylül Yasa’ları ile bizi bugüne kadar oyaladılar. Ve bizi GREV’e zorladılar.
Hep dişimizi sıktık, sabrettik. Ama, artık günah bizden gitti. Bundan sonrasını onlar düşünsün.

Bizim, haklarımızı alabilmek için son çaremiz GREV’dir. Sesimizi, haklı isteklerimizi duymayanlara karşı üretimden gelen gücümüzü kullanacağız. İşçi sınıfımızın gücünü, birliğini, dayanışmasını dosta-düşmana göstereceğiz.

Tüm Zonguldak halkı, emekten ve özgürlükten yana tüm güçler bizimle birlikte. Türkiye işçi sınıfının kalbi maden işçisi ile birlikte atıyor.
Bugüne kadar, hiç kimse çıkıp “siz çok para istiyorsunuz” diyemedi. Ancak, hedef şaşırtmak için çeşitli bahaneler ileri sürdüler.

Yıllardır yatırım yapmayanlar, TTK’yı ve KİT’leri göz göre göre zarara uğratanlar, bunu işçilere ödetmek istiyorar. Sermaye sınıfının çıkarlarını koruyan, onların batık şirketlerini devlet bütçesinden kurtaranlar, TTK’yı ve KİT’leri batırmakta direniyorlar. Biz işçilerden, emekçilerden kesilen vergileri vurguncuya, soyguncuya aktaranlar bizleri açlığa mahkum etmek istiyorlar.

Bizleri korkutamazlar, yıldıramazlar. Biz onurumuzu kimseye çiğnetmeyiz. Aç gezeriz, ama dik yürürüz. Gemileri yaktık, geri dönüş yok!
Biz ne istediğimizi, nasıl alacağızı iyi biliyoruz.

Yeraltında her dakika ölümü yaşayarak kömür üretip ömür tüketen, emekliliğini yaşayamayan, kaza-sakatlık-hastalık ile boğuşan maden işçilerine, doğaya meydan okuyarak sondaj kamplarında sürünen maden arama işçilerine “şununla idare edin, fazlasını istemeyin” demek düpedüz hakaret etmektir, hepimizi hiçe saymaktır.

Artık, dayanacak, özümüzden verecek, katlanacak halimiz kalmadı. Artık susmayacağız.

Biz kendimizi çoktan feda ettik. Ama çoluk çocuğumuzun geleceği var. Onlar da okuyacak, yetişecek, yöneten olacaklar.

Haklarımızı alıncaya kadar eylemdeyiz. Her zorluğu birlikte aşacağız. Kuru ekmekle, tarhanayla, kömeçle de kalsak direneceğiz.

Bu GREV, hak kavgasıdır. Bu GREV, namus kavgasıdır.

HAKLIYIZ, GÜÇLÜYÜZ, DİRENECEĞİZ, KAZANACAĞIZ

Image

(Zonguldak Gerçeği, GMİS, 1991, sy: 70)

 
< Önceki   Sonraki >
© 2005-2009 ZonguldakBilgi[Kent ve Kültür Rehberi]
Joomla!