|
Ana Sayfa
|
|
Yazar Bölge Haber Gazetesi
|
|
Pazartesi, 03 Aralık 2007 |
Aralık 2004'de, Devrekli Şair Rüştü Onur’un çıkarmak isteyip de ömrü yetmediği için çıkartamadığı “Şehir”i, O’nun ölümünün 62 yıldönümünde, kendilerine bir vasiyet olarak kabul eden şair ve yazarlar İbrahim Tığ, Fahrettin Koyuncu ve Orhan Tüleylioğlu tarafından çıkarılmaya başlayan "Şehir" dergisi 29. sayısıyla 4. yaşına bastı. "Şehir" aynı zamanda Zonguldak'ın halen yayımlanmakta olan tek kültür edebiyat dergisi... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Admin
|
|
Pazartesi, 03 Aralık 2007 |
|
ÖDP Zonguldak İl Başkanı Ali Topaloğlu bir açıklama yaparak Zonguldak Belediye Başkanı Secaattin Gonca'nın lavuarın koruma altına alınan bölümleriyle ilgili Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararını uygulamayarak suç işlediğini söyledi. Topaloğlu açıklamasında: "Buradan çıkarılacak sonuç nettir! Sayın Belediye Başkanı şu anki çirkin görünümün arkasına saklanarak yıkım naraları atmak yerine, çağdaş mimarinin olanaklarından yola çıkarak ustalıklı bir planlama ile burayı örneğin bir kültür park olarak, kente geri kazandırmalıdır. Ayrıca bu yapıya “ucube” diyenlere kentin ortasında bir beton yığını olarak duran 12 katlı iş merkezi ile kentin dört bir yanını saran ve rant üretmekten başka hiçbir işlevi olmayan çok katlı yapıların ondan daha güzel ve daha estetik olmadığını hatırlatmak isterim." dedi. Açıklamanın tam metni şöyle: |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Mustafa Eyriboyun
|
|
Pazar, 02 Aralık 2007 |
İncivez'de İşitme Engelliler Okulu ile Adliye Lojmanları arasındaki yokuştan aşağı boşalan bir otomobil, yolun karşısına geçerek yaya kaldırımında yürümekte olan bir vatandaşın yaralanmasına neden olmuştur. Görebildiğim kadarıyla otomobilin içinde sürücü yoktu. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Admin
|
|
Pazar, 02 Aralık 2007 |
 Fotoğraf: Kadir Tuncer Arşivi NOSTALJİSen aziz şehrim Uykusuz yaşadığımı bilmelisin. Bütün işçileirn Saçak altlarında uyduğu bir saatte, Ben mızıka çalarak geçiyorum sokaktan, Sen aziz şehrim, Ellerim gözlerim kadar benimsin. Ve aziz şehrim, Şu anda seni terketmem için Her şey tamam. Gemi hazır, yelken fora. Fakat neden, Ölülerim bırakmıyor yakamdan? Rüştü ONUR (1920 - 2 Aralık 1942) |
|
|
Yazar Hamit Kalyoncu
|
|
Pazar, 02 Aralık 2007 |
|
Sevgili Rüştü Onur, aynı kaderi paylaştığınız şair arkadaşınız Muzaffer Tayip Uslu, “Rüştü’den Gelen Mektup” şiirinde: “Nasıl unuturum güzeldi yaşamak / Fakat hakkı varmış Oktay’ın / ‘Hatıralar da dal istiyor / Kuşlar gibi konacak’” diyor. Aslında doğru diyor. Ancak, Zonguldak’ta bu son yıllarda kalem oynatan bir çok arkadaş olarak, her ikinizi de anıyoruz çokça. Anılarınıza, şiirlerinize sahip çıkıyoruz. En azından bireysel yaklaşımların dışında, örgütlendiğimiz ZOKEV de gereken ilgiyi gösterdi, gösteriyor. Anlayacağın “hatıralarınız sahipsiz değil” bilesiniz. Size sevgili Rüştü Onur, size sevgili Muzaffer Tayyip Uslu gönül dolusu sevgiler, saygılar sunuyorum. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet Öztürk
|
|
Pazar, 02 Aralık 2007 |
|
Anımsarsın, kentin merkezinde, Halkevi’nin tam karşısında kentle barışık, mütevazı, bir hükümet konağı vardı, yıkıldı çoktan, oysa cumhuriyetin ilk armağanlarından biriydi bize. “İnsanlar denizle kucaklaşamasın diye yapılmış” dedirtecek kadar kaba, bir o kadar sakil bir yapı dikildi yerine. Dışı beyaz mozaiklerle parlatılmışta olsa, zifiri karanlıklar gibi ürküntü veriyor insana. Acılık’ta yeni yapılan belediye binası da yeni hükümet konağıyla kabalıkta yarışıyor sanki; öyle çirkin, öyle iri, öyle zevksiz... Bunlar yetmezmiş gibi bir de, sizin “Yeni çarşı” olarak bildiğiniz, düne kadar “Bitpazarı” olarak kullanılan yere bilmem kaç katlı bir heyula dikildi yerel yönetim eliyle. Kentsel dokuyu yok etmeye niyetli “Bermuda şeytan üçgeni” tamamlandı adeta… (Sahi, senin zamanında böyle bir deyim yoktu değil mi?) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Admin
|
|
Cumartesi, 01 Aralık 2007 |
TMMOB Maden Mühendisleri Odası'nın, Edebiyatçılar Derneği'nin katkılarıyla, ilk kez bu yıl düzenlediği "Madenci Öyküleri Yarışması" sonuçlandı. Zaman zaman sitemizde de yayzıları çıkan, Zonguldaklı maden teknikeri ve fotoğraf sanatçısı Alaaddin Kara, "Şark Ocağında Üç Vardiyeli Bir Oyun" başlıklı öyküsüyle mansiyon ödülü aldı. 90 öykünün katıldığı yarışmada birincilik ödülüneyse Münevver İzgi'nin "Kıymetlidir Madencinin Karısı" başlıklı öyküsü değer bulundu. Konuyla ilgili olarak TMMOB Maden Mühendisleri Odası genel merkezinden yapılan açıklama şöyle: |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Mete Arif TOKMAK
|
|
Cumartesi, 01 Aralık 2007 |
Canpolat Pamay tek başına Zonguldak Spor Komisyonu gibi çalışmayı sürdürüyor adeta. Televizyonda izlediği Fenerbahçe kulübünün düzenleyeceği "Fenerbahçe Spor ve Bilim Kongresi"ni öğrenir öğrenmez hazırlıklarını yapan Pamay ilgililere ZOKEV'in "Zonguldak'ta Spor" konulu bienalinden bilgiler içeren bir dosya göndermiş. Pamay gönderdiği dosyada bu kongrenin benzerinin bir hafta önce ZOKEV tarafından Zonguldak'ta gerçekleştirildiğinin altını çiziyor. "Biz sizden önce davrandık" diyor. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Fahri Bozbaş
|
|
Cuma, 30 Kasım 2007 |
|
Ankara’nın ayazı Zonguldak’tan da kötüymüş. Vize işlemleri için Almanya Konsolosluğu önünde beklediğim iki günün sabahında yediğim soğuk, sesimi tamamen iptal etti. Neyse ki ertesi gün Avrupa’daki Bartınlılar Derneği’nin (AVBARDER) Gelsenkirchen’de düzenlediği etkinlikte avazım çıktığı kadar bağırmama gerek kalmadı. Gurbetçi işçi ailelerinin sigara dumanı, çatal-kaşık sesleri ve curcunalarının hakim olduğu salonda, elimde kazma, başımda baret kalakaldım. Müzik ve oyun havaları arasında sahneye çıktığımda, baştan bir şeyler söyledim; anlayanlar oyunuma dikkat kesildiler fakat “glückauf” sözcüğünün dışında seyircilerle diyalog kuramadım. “Glückauf”u Almanya’da madencilerin ocak çıkışında, birbirlerine “geçmiş olsun” anlamında bir söz olarak söylediklerini bildiğimden, oyunumda bir etkileşim sağlar diye düşündüm. Fakat olmadı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Nazım ALPMAN
|
|
Perşembe, 29 Kasım 2007 |
|
Patronlar işçilerin dilini en iyi anladıkları dönem, 1970'li yıllar olmuştu. Gerek DİSK, gerekse Türk-İş toplu sözleşmeleri grevler sonrasında bağıtlıyorlardı.O yıllarda direnişçi işçiler ülkenin en iyi markaları haline gelmişlerdi.Örneğin 1960'ların yıldızı “Kavel İşçileri”ydi. 1963 yılında ilk grevi yaparak tarihe geçtiler. 1970"lere ise “Demir Döküm İşçileri”, “Sungurlar İşçileri”, “Profilo İşçileri” damga vurdular. Her biri ayrı bir destanın kahramanlarıydılar. Eylemleriyle birlikte anılıyorlardı: Demir Döküm Direnişi! Sungurlar Direnişi! Profilo Direnişi! 1980"lerde ise sahneye Netaş İşçileri çıktı. 1986'da 12 Eylül sonrasının ilk büyük grevini yaptılar. 1990'lar Zonguldaklı Maden İşçileri'nin destansı greviyle başladı. Madenciler, kadınları çocuklarıyla birlikte yaya olarak Zonguldak'tan Ankara'ya doğru yürümeye başladıklarında bütün Türkiye onların sesleriyle inliyordu: - İşçiyiz güçlüyüz kazanacağız! |
|
Devamını oku...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1036 - 1050 of 1258 | |
|
Kimler Online
..21 ziyaretçi ..
|