|
Ana Sayfa
|
|
Yazar Hüsamettin Ayvacı
|
|
Cuma, 14 Mayıs 2010 |
|
9 Mayıs 2010 tarihli Radikal Gazetesi’nin ekinde Petrol-İş ve Disk eski çalışanı Erhan Bilgin’in yazısında kot taşlama işinin Hindistan, Mısır ve Bangladeş’e kaydırıldığı bildiriliyor. İLO’ya göre, iş kazaları azaltılabilir ama tamamen bitirilemezmiş. Yine İLO’ya göre dünyadaki kazalarda 135 milyon insan yaralanıyor, 240 bin insan ölüyormuş. Acaba hiç patron ölüyor mu? |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet Öztürk
|
|
Perşembe, 13 Mayıs 2010 |
Olaylar öylesine boyutlanıp karmaşık hale geldi ki, ülke siyasetini ne düz okumalarla, ne de bilimsel çözümlemelerle anlamak pek mümkün değil artık... Söyleneni olduğu kadar söyleyeni de kollayıp ardındaki niyetleri de sezmek gibi insanüstü bir hünerin yan sıra, bin yıl düşünülse akla gelmeyecek komplo teorilerini deşifre edip, yenilerini üretecek şeytanî bir zekâya sahip olmak gerekiyor... Dahası, psikolojiden sosyolojiye, antropolojiden etiğe kadar insan davranışlarını, toplumu açıklamaya çalışan bilimsel disiplinlerin tamamına başvurup, aralarındaki bağıntıları kurabilecek bilgi birikimine sahip olmak da gerekiyor ayrıca... Sizin anlayacağınız, reel politiğin azgın sularında kalem oynatmak, boyumu da, boyutlarımı da, aklımın sınırlarını da aşan, üçüncü dereceden çok bilinmeyenli bir denklemi çözmek gibi zor bir iş benim için... |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Mustafa Kademoğlu
|
|
Çarşamba, 12 Mayıs 2010 |
|
Birisi aklına yatmayan işler için güzel bir yakıştırma yapmış: “O senin dedi-ğin gazoz ağacı” Birisi de, olmayacak işler için ne zaman olacak sorusunu sorardı: ”Kırmızı kar yağdığı zaman.”. Tayyip Bey de bir ara :”Kimse bize gaz vermesin” demişti.Bu ne gazıydı acaba? Bence havagazıydı. Neden ? Havasından yanında durulmuyor. Şiştiğini ve şişindiğini ima ediyordu âdeta… |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet Öztürk
|
|
Salı, 11 Mayıs 2010 |
Şair hangi kent için yazdı bilmiyorum ama “Göğsünde taşlar büyüten, yitik insanlar” benim kentimin sokaklarında da dolaşıyor çokça. Yüzlerce yıldır tıkıldığı kör karanlıklardan olsa gerek, bakışını yitirmiş bu kentin insanı; günışığı gözlerini kamaştırmış, derin uykulardan hiç uyanmamış sanki öylesine kör bakıyorlar hayata. Ne hayat denilen o çok bilinmeyenli yolculukta bıraktıkları ayak izleri umurlarında, ne de yitip giden eski aşkları yakamozlayan ay ışığı… Geçmişini unuttuğu için geleceği de olmayan “yitik insanlar” kuşatmış dört bir yanını. Billur bir ferahlıkla esen poyrazlar değil de geleceksizliğin yıkıcı kasveti doluyor ciğerlerine. Göğsünde büyüyen taşların “silikoz” olsa da bazen adı, bana sorarsanız, “umutsuzluk” olmalı daha çok… Tıknefes kalmış, mecalsiz düşmüş bu yüzden… Karanlık ve kederli bir yalnızlığa mahkûm etmiş kendini… |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Mustafa Kadeomğlu
|
|
Pazar, 09 Mayıs 2010 |
|
Bu bir reklam spotu: Annelerin ise böyle bir reklama hiç ihtiyacı yok aslında. Atatürk’ün dediği gibi: “Dünya üzerinde gördüğümüz her şeyi yaratanlar”dır onlar. Tv kanallarında: “Anneler evin her şeyi” diye yankılanıyor evlerimizde. Anlıyorsunuz ki, anneler günü yakın. Anneleri en güzel anlatan bir reklam spotu yine de. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Mete Arif Tokmak
|
|
Cuma, 07 Mayıs 2010 |
Zonguldak’ta yıl boyunca kültür sanat etkinliklerinin olmasını amaçlayan Zonguldak Kent Konseyi Kültür Sanat Çalışma Grubu’nun bu çabası aslında yerel gazetelerin soluk haberlerine bile renk getirecek bir amacı taşıyor içeriğinde… Sadece bu yıl Zonguldak Kent Konseyi Kültür Sanat Onur Ödülü, Zonguldak Kent Konseyi Kültür Sanat Başarı Ödülü, Zonguldak Kent Konseyi Kültür Sanat Hizmet Ödülü verildi. Edebiyat Atölyesi çalışmalarına çeşitli okullardan 50’linin üstünde öğrenci katıldı. 7 Yaşındaki Ada Deniz Adıgüzel’in “Yaşından Büyük Çizimleri” sergisine dikkat çekildi! Çok farklı eğitime yönelik kitapları olan yazar-çizer Behzat Taş memleketi olan Zonguldaklılarla buluşturuldu. Üzerinde yığınla emek olan yontu, eski kitap, Zonguldaklı yazarların kitap kapakları ve “edebiyat” konulu karikatür sergileri açıldı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet Öztürk
|
|
Perşembe, 06 Mayıs 2010 |
|
Kimilerinin “ukalalık” sayacak biliyorum, bunu göze alarak yazıyorum ki, ortalamanın epeyce üzerinde okuyan bir insanım, özellikle Türk edebiyatını yakından izlemeye çalışıyorum. Kendimce edindiğim birikime yaslanarak söylüyorum ki, bambaşka anlatım tekniği ve şiirsel bir dille oluşturulan çağdaş Türk romancılığının en önemli üç beş isminden biri olan İrfan Yalçın “Uzun Bir Yalnızlığın Tarihçesi” ile girdiği yeni yolda, “Yorgun Sevda” ve ardından yayımladığı “Cellat Ağlıyor” ile doruklara tırmanmış durumda. Söz kalabalığına, dolaylı anlatımlara, gereksiz ayrıntılara yer vermediği yapıtlarında, Türkçenin en yukarılarında dolaşmakla kalmıyor şiirli bir dil ve değişmeceli (metaforik) varsıl bir anlatımı ustaca bir kurguyla sunuyor okura. İnanılmaz bir okuma zevki veren kitaplar bu yüzden de peş peşe ödül alıyor zaten… |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Hüsamettin Ayvacı
|
|
Çarşamba, 05 Mayıs 2010 |
|
TBMM 13.04.2010 tarihinde 962 numaralı kararıyla kanser hastalığının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla Meclis Araştırmasına ve komisyon kurulmasına karar vermiş. Karar 20 Nisan 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayılmandı. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet Öztürk
|
|
Pazartesi, 03 Mayıs 2010 |
|
Çok güzel de bir iş yaptık. 1976’daki ilk 1 Mayıs’a katılıp, Taksim’i ilk kez kızıla boyayan düşbazlar arasında yer alan Temel Kalaycı’yı çıkardık kürsüye. Merkez Atölyelerini “adam yapan yer”e çeviren efsane ustalardan biriydi Temel Amca. 77, 1 Mayıs’ında başlarının üzerinde mermiler vızıldarken üzerine kapaklandığı arkadaşlarına “Ula, uşaklar kavi durun” diyerek cesaret veren de oydu, bir yıl sonraki 1 Mayıs’ta inatla aynı alanda yerini alan da… Çok acılar gördü yorgun yüreği. 92 Kozlu grizusunda oğlunu yitirdi. Ama o, hayatın karşısında da “kavi” durmayı becermiş bir yaşam ustasıydı aynı zamanda. Her 1 Mayıs’ta inatla alanlarda yerini aldı bu yüzden. Arkadaşlar onu “sosyalizmin uzun koşucusu” anonsuyla çıkardılar kürsüye… Bin bir rengin coşkusunda devinen alan büyük bir sessizliğe gömüldü o konuşurken. Temel Amcanın kısacık konuşmasında dokunsanız ağlayacak gibiydi herkes… |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Administrator
|
|
Pazar, 02 Mayıs 2010 |
|
Zonguldak'ta kutlanan 1 Mayıs'ta Tertip Komitesi adına konuşan TMMOB Maden Mühendisleri Odası Zonguldak Şubesi Başkanı Erdoğan Kaymakçı "İnsanın en temel ve doğal gereksinimlerinden olan enerji bir kamu hizmeti olarak sunulmalıdır. Enerji sektörünü sermayenin kar hırsına terk eden enerji politikaları yerine, kamusal çıkarları gözeten, üretimden tüketime merkezi bir planlama anlayışını içinde barındıran politikalar hedeflenmelidir. Enerji üretim sürecinden dağıtım sürecine kadar süreklilik ve bütünlük göstermeli, üretim ve dağıtım kamu eliyle gerçekleştirilmelidir" dedi. Kaymakçı'nın yaptığı konuşmanın tam metni şöyle: |
|
Devamını oku...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 121 - 135 of 1260 | |
|
Kimler Online
..20 ziyaretçi ..
|