|
Ana Sayfa
|
|
Yazar Mustafa Sönmez - Ekonomist
|
|
Perşembe, 19 Temmuz 2007 |
|
Üst üste büyüme gösteren Türkiye ekonomisinde, büyümenin kar-faiz-rant geliri sahiplerinin lehine geliştiği, tarım ve ücretli kesimin ise bu büyümeden nasiplenemediği görülüyor.
 www.sendika.org. adresinen alınmıştır. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Fahri Bozbaş
|
|
Salı, 17 Temmuz 2007 |
|
Parmağımdaki acı, yürümeme engel değildi. Güneş diklendiğinde, yürüyerek çarşıya gittim. Şehir merkezinde trafik allak bullaktı! Arabalar tampon tampona gıdım ilerlemiyordu. Trafik yoğunluğu nedeniyle toplu taşıma araçlarından yararlanamayan vatandaşlar ve özel araç sahipleri, güneşin alnında yürümek zorunda kaldıklarından, kendilerini bu duruma düşürenlere homurdanıp duruyorlardı. Liman arkasındaki emekli tayfasından arkadaşlar da homurdanıyorlardı. Çünkü sabah güneşi almadan şehir stadyumunda yapmayı planladıkları spor aktivitelerini gerçekleştirememişlerdi. Nedeni; o gün stadyum, Başbakan’ın helikopterine tahsis edilmişti. Yalnız stadyum mu! Şehirdeki tüm yollar da Başbakan’ın arabasına tahsis edilmişti. (Bu yazı, yazarının izniyle Evrensel gazetesinin 6 Temmuz 2007 tarihli sayısından alınmıştır.) |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet Öztürk
|
|
Cuma, 13 Temmuz 2007 |
Zonguldak Kültür ve Eğitim Vakfı tarafından ulusal düzeyde düzenlenen yarışmacıların sekizincisi şair Doğan Şadılıoğlu adına şiir dalında yapılıyor. 1934 yılında doğan, hep edebiyatın içinde olmasına ve oldukça işçilikli şiirler yazmasına karşın kitabı yayımlanmadan yaşamını yitiren Doğan Şadıllıoğlu’nu anmayı, yazınsal kişiliğini ve ürünlerini genç kuşaklara tanıtmayı ve yarışma aracılığıyla şiir alanında ürün veren şairleri özendirmeyi amaçlayan yarışmanın seçici kurulunda İrfan Yalçın, Yalvaç Ural, Abdulkadir Paksoy, Ahmet Özer ve Mevlüt Kırnapçı yer alıyor |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet ÖZTÜRK
|
|
Salı, 10 Temmuz 2007 |
|
Ancak, Emekli Korgeneral Altay Tokat'ın "Muvazzaf komutanken hizaya gelsinler diye savcı ve yargıçların evine birkaç bomba attırdım"(1) şeklindeki açıklamasına hiç değinmeden; örneğin emekli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu'nun Fatih Güllapoğlu ile yaptığı konuşmada 6-7 Eylül olaylarından söz ederken "Ne muazzam organizasyondu, değil mi?"(2) deyişini görmezden gelerek terör gerçeği anlaşılabilir mi sizce? Dışkı yedirilen, evleri, köyleri, ormanları yakılan Kürt köylülerini yok sayarak terörü tel’in edebilir miyiz gerçekten? Evlerini cephaneliğe çeviren “vatansever güçler”in “derin”liklerdeki provokasyonlarını yok sayarak, Veli Küçük, Korkut Eken gibi kişilerin bu mevzuda adını bile telaffuz etmekten çekinerek teröre kaşı esaslı bir duruş sergilemiş olabilir miyiz? Başkalarını bilmem ama benim yanıtım kocaman bir “hayır” ne yazık ki.  |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet Öztürk
|
|
Pazartesi, 09 Temmuz 2007 |
|

Yaşamı kadar ölümü de öğretici oldu Barış’ın. Herkesin sahiplendiği cenazeye en çok sahip çıkması gereken bizler izleyiciydik yalnızca. Babasının koluna bile girmekten acizdik o gün. Alkışlarımız, türkülerimiz yerine bir kaç Amasralı faşistin tekbirli haykırışlarına teslim ettik gencecik bedenini. Akıp giden selin içinde olmak, organize olup inisiyatifi ele alarak onu yakışan bir tören yapmak yerine, uzaktan izlemeyi tercih etmiştik çünkü. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Mustafa Eyriboyun
|
|
Çarşamba, 04 Temmuz 2007 |
|
Doğru dürüst bir meydan yok koca şehirde. Bir siyasi toplantı (Türkçesi: miting!) yapılsa Madenci Anıtının önü yer gösteriliyor ve şehrin trafiği allak-bullak oluyor. Bu da kentin ana caddesini tıkıyor. Sözün kısası bir tıkanıklıktır gidiyor. Öyle olunca da şehrin ileri gelenleri Uzun Mehmet Anıtı’nın dibini oyuyor. Böylece şehrin önü açılmış oluyor. Aman dikkat önü açık kent tecavüze uğramasın!  |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar İbrahim Akyürek
|
|
Salı, 03 Temmuz 2007 |
|
Küresel ısınma haber ve yorumlarında ısınmaya yol açan nedenler sıralanırken insan faaliyetlerinden söz etmek moda oldu. Faaliyet içindeki insan çerçevesine hükümetler, devletler, şirketler giriyor mu? |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Mustafa Eyriboyun
|
|
Pazar, 01 Temmuz 2007 |
|
Neyse miting öyle böyle geçti… Aradan üç beş gün de geçti. “Şu çektiğim fotoğraflara bir bakayım” dedim. Aa! Eskici arabalarının sadece görünür yanları değil, örtü altında kalan kutuları ve bu kutuların kenarlarındaki bant renkleri de aynı değil miymiş? Valla ben işkillendim bu işten. Yeni başlatılan uygulama ile satıcı kılığına girmiş polisler olabilirler mi acaba… Öyle olsa çarşıdakini anlarım da İncivez’dekinin orada ne işi var? Bir de; üstü örtülü kutuların içinde ne vardı acaba?  |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Ahmet ÖZTÜRK
|
|
Cumartesi, 23 Haziran 2007 |
|
Az buçuk resim sanatına ilgi duyanlar bilir, bitimsiz kederlerin ve aşırı yalnızlıkların ressamıdır Van Gogh. 19.yüzyılın yazgısı en trajik sanatçılarından da biridir aynı zamanda. Yaşamı bunalımlarla doludur ve hayatı boyunca acı çeker. Umutsuz, huzursuz ve yalnızdır bu yüzden. Bu ruh hali, tablolarına kasvetli gökyüzünün altında uzanan uçsuz bucaksız doğanın derin kederi ve sonsuz yalnızlığı olarak yansır daha çok. 27 Mayıs 2007 tarihli Aydınlık dergisinin beşinci sayfasındaki fotoğraf, Van Gogh tablolarındaki bu bitimsiz kederi anımsattı bana. Sonsuza değin uzanıyormuş gibi duran bozkırın ortasına kurulmuş bir köyün “ağaçsız, kuşsuz, gölgesiz” bir fotoğrafıydı içimde bu duyguyu uyandıran.  |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Osman Günay
|
|
Salı, 19 Haziran 2007 |
Geçmişe bakıldığında dinci gericiliğe örnek teşkil eden bir çok önemli olay yaşanmıştır. Bu konuda sol kültürde ‘faşist katliamlar’ olarak açık ettiklerimizin arka planına bakmak yeterlidir. Baktığımızda, hemen hepsinde ‘Allah’ adına kan dökücülüğün temel eksen teşkil ettiğini rahatlıkla görebiliriz. Başta Kanlı Pazar olayı, Maraş ve Corum katliamları, Uğur Mumcu, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Taner Kışlalı gibi aydınların katli, Sivas yakımı, Hizbullah’ın mezar evleri ve domuz bağlarıyla işledikleri seri cinayetler, İstanbul’daki el kaide saldırıları, yakın zamanda Malatya boğazlaması hemen hepsi dinci motiflerle yapılmıştır. Bu olayların dayanakları cumhuriyetten de geride, yüz yıllar öncesinden günümüze aktarıla aktarıla gelen büyük davanın somut fotoğraflarıdır. |
|
Devamını oku...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 81 82 83 84 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 1201 - 1215 of 1258 | |
|
Kimler Online
..5 ziyaretçi ..
|